HekimSözlük
Enson HekimSözlük Girişleri (Galleri Görünümü)
637-648
Alfabetik Sıralama
? . " ~ 1 2 3 4 6 7 8 A B Ç D E F G H I J K L M N O P Q R S T U V W X Y Z Α Β 😂


B

Erkek kadına dedi ki: - Seni seviyorum, ama nasıl? avuçlarımda camdan bir parça gibi kalbimi sıkıpparmaklarımı kanatarak kırasıya, çıldırasıya... Erkek kadına dedi ki: - Seni seviyorum, ama nasıl? kilometrelerce derin, kilometrelerce dümdüz, yüzde yüz, yüzde bin beşyüz yüzde hudutsuz kere yüz... Kadın erkeğe dedi ki: - Baktım dudağımla, yüreğimle, kafamla; severek, korkarak, eğilerek,dudağına, yüreğine, kafana.Şimdi ne söylüyorsam karanlıkta bir fısıltı gibi sen öğrettin bana... Ve artık biliyorum: Toprağın Yüzü güneşli bir ana gibi En son, en güzel çocuğunu emzirdiğini...Fakat neyleyim saçlarım dolanmış ölmekte olanın parmaklarına başımı kurtarmam kâbil değil! Sen yürümelisin, yeni doğan ço
BİR BARDAK SÜTÜN HATIRI
BİR BARDAK SÜTÜN HATIRIHoward : Yoksul bir ailenin çocuğuydu ve okul giderlerini karşılamak içinkapı kapı dolaşarak eşyalar satıyordu.O gün, hiçbir şey satamamıştı ve karnı da çok açtı.Bundan sonra çalacağı ilk kapıdan yiyecek bir şeyler istemeye karar verdi.Kapıyı açan sevimli genç bayanı görünce utandı.Yiyecek bir şeyler yerine "Affedersiniz,bir bardak su rica edebilir miyim?" diyebildi yalnızca.Genç bayan, çocuğun aç olabileceğini düşünerek kocaman bir bardak süt getirdi ona. Çocuk, sütü yavaş yavaş içine sindirerek içtikten sonra"Çok teşekkür ederim, borcum ne kadar?"diye sordu genç bayana.Genç bayan, "borcunuz yok" diyerek, yüzünde sıcak bir gülümsemeyle devam etti;"Annem, gösterdiğimiz
Bir Fıkra
Bir Fıkra
Bir adam belki de en çok bir rüzgardır şimdiSisli yabancı gölge gibi gezgin bir rüzgarŞehri bir yabancı gibi dolaşıyorŞehrin mabetleri bir bir tükeniyorBaşlıyor içinde sonsuz susuzlukAvuçlarının içi terliyor.
Uykuların kaçar geceleriBir türlü sabah olmayı bilmezDikilir gözlerin tavanda bir noktayaDeli eden bir uğultudur başlar kulaklarındaNe çarşaf halden anlar, ne yastıkGirmez pencerelerden beklediğin aydınlıkKapanır yatağına çaresizliğine ağlarsınOnun unutamadığın hayaliSigaradan derin bir nefes çekmişcesine dolar içineSevmek ne imiş bir gün anlarsınBir gün anlarsın aslında her şeyin boş olduğunuŞerefin, faziletin, iyiliğin, güzelliğinGün gel
Bir gün baksam ki gelmişsin..Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellikSaçlarında ilkbahar..Bir gün baksam ki gelmişsin...Gülüşünde taze serin bir rüzgarEllerin yine eskisi kadar güzelÇiçek açmış dokunduğun bütün kapılar...Bir gün baksam ki gelmişsin...Hasretin içimde sonsuzluk kadar.Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.Bir gün baksam ki gelmişsin..Ne yüzünde bir gölge, ne dilinde sitem var.Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşümBenim olmuş dünyalar...
Bir gün baksam ki gelmişsin..Bir güvercin gibi yorgun uzaklardan yar.Gözlerinde bir bitmez,bir tükenmez güzellikSaçlarında ilkbahar..Bir gün baksam ki gelmişsin..Gülüşünde taze serin bir rüzgarEllerin yine eskisi kadar güzelÇiçek açmış dokunduğun bütün kapılar..Bir gün baksam ki gelmişsin..Hasretin içimde sonsuzluk kadar.Şaşırmış kalmışım birdenbire çaresiz.Dökülmüş yüreğime gökyüzünden yıldızlar.Bir gün baksam ki gelmişsin..Ne yüzünde bir gölge,ne dilinde sitem var.Tozlu pabuçlarını gözlerime sürmüşümBenim olmuş dünyalar...Yavuz Bülent Bakiler
Bir gün sabah vakti kapıyı çalsam,Uykudan uyandırsam seni:Ki, daha sisler kalkmamıştır Haliçten.Vapur düdükleri ötmededir.Etraf alacakaranlık,Köprü açıktır henüz.Bir gün sabah sabah kapıyı çalsam...Yolculuğum uzun sürmüş oldukçaGece demir köprülerden geçmiştir tren.Dağ başında beş on haneli köyler,Telgraf direkleri yollar boyuncaKoşuşup durmuş bizle beraber.Şarkılar söylemişim pencereden,Uyanıp uyanıp yine dalmışım.Biletim üçüncü mevki,Fakirlik hali.Lületaşından gerdanlığa gücüm yetmemiş,Sana Sapancadan bir sepet elma almışım..Ver elini Haydarpaşa demişiz,Vapur rıhtımdadır pırıl pırıl,Hava hafiften soğuk,Deniz katran ve balık kokuluKöprüden kayıkla geçmişim karşıya,Bir nefeste çıkmışım bizim
Hava ne kadar güzel öğretmenimYollar, ağaçlar, kuşlar ne kadar güzelYeryüzü pırıl pırıl öğretmenim.Gizlisi saklısı kalmamış dünyanınNesi var nesi yoksa dökmüş ortayaBütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlarSürüngenler, konglomeralar, serhaslarHepsi hepsi ortada öğretmenim.Ne olur biz de gidelimBurda kalsın iğneli karafatmalarBurda kalsın kitaplarKollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalarBurda kalsın hepsiBomboş kalsın evler okullarHapishaneler, hastahaneler...
Hava ne kadar güzel öğretmenimYollar, ağaçlar, kuşlar ne kadar güzelYeryüzü pırıl pırıl öğretmenim.Gizlisi saklısı kalmamış dünyanınNesi var nesi yoksa dökmüş ortayaBütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlarSürüngenler, konglomeralar, serhaslarHepsi hepsi ortada öğretmenim.Ne olur biz de gidelimBurda kalsın iğneli karafatmalarBurda kalsın kitaplarKollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalarBurda kalsın hepsiBomboş kalsın evler okullarHapishaneler, hastahaneler...
Hava ne kadar güzel öğretmenimYollar, ağaçlar, kuşlar ne kadar güzelYeryüzü pırıl pırıl öğretmenim.Gizlisi saklısı kalmamış dünyanınNesi var nesi yoksa dökmüş ortayaBütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlarSürüngenler, konglomeralar, serhaslarHepsi hepsi ortada öğretmenim.Ne olur biz de gidelimBurda kalsın iğneli karafatmalarBurda kalsın kitaplarKollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalarBurda kalsın hepsiBomboş kalsın evler okullarHapishaneler, hastahaneler...
Hava ne kadar güzel öğretmenimYollar, ağaçlar, kuşlar ne kadar güzelYeryüzü pırıl pırıl öğretmenim.Gizlisi saklısı kalmamış dünyanınNesi var nesi yoksa dökmüş ortayaBütün bitkiler, bütün hayvanlar, bütün taşlarSürüngenler, konglomeralar, serhaslarHepsi hepsi ortada öğretmenim.Ne olur biz de gidelimBurda kalsın iğneli karafatmalarBurda kalsın kitaplarKollarından bacaklarından gerilmiş kurbağalarBurda kalsın hepsiBomboş kalsın evler okullarHapishaneler, hastahaneler...

Hekim.Net

Close