AMELİYATSIZ VARİS TEDAVİSİ

Profil Akışı

Bursa varis tedavi merkezimizde her çaptaki varislerinize köpük tedavisi ile tedavi imkanı sunmaktayız. Damar çapına uygun konsantrasyondaki sklerozan sıvı maddenin havayla karıştırılarak köpük haline getirilmesi sonucunda akışkanlığı azalarak uygulama bölgesinde kana karışıp seyrelmesi önlenir, bu nedenle varisli damar bölgesinde daha uzun süre ve uygun yoğunlukta kalarak etkisi artar. Hastalıklı damar skleroze olur, lümeni kapanarak kurur ve vücut tarafından emilir. Varis damarını genişleten ve sıkıntı yaratan olay içindeki kanın yüksek basıncı olduğundan görüntü ve ağrı gibi semptomlar hemen düzelir. Kesi yapılarak varisli damarın vücuttan çıkarılıp atılması (ameliyat) yerine uygulanan bu tedavi sayesinde Bursa’daki varis hastaları dakikalar içinde sağlığına kavuşabilmektedir

KÖPÜK SKLEROTERAPİ İLE VARİSLERİNİZDEN DAKİKALAR İÇİNDE KURTULABİLİRSİNİZ BİLGİ İÇİN : 05321522675

VARİS TEDAVİSİ YÖNTEMLERİ : 

Tedavi programı belirlenmeden önce toplardamar yapısı detaylı bir dopler us ile değerlendirilmelidir. Safenofemoral bileşke ve perforan venlerde bir yetmezlik sözkonusu ise bu gözle görünmeyen kaynaklar tedavi edilemeden sadece görüntü ortadan kaldırılırsa varisin tekrarlama olasılığı yüksektir. Varis tedavisinde amaç mevcut kapak yapısı bozulmuş, fonksiyonlarını yerine getiremeyen toplardamarı ortadan kaldırmak ve mümkünse kaynağı da ortadan kaldırmaktır. Büyük çaplı varis pakeleri cerrahi, köpük, endovenöz lazer-radyofrekans ablasyon yöntemleriyle yok edilir. Cerrahi dışındaki yöntemlerde lümeni tıkanan damar zamanla vücut tarafından emilerek yok edilirler. Kılcal damarlarda ise lazer, radyofrekans, mikroskleroterapi, skleroterapi, köpük skleroterapi yöntemleri kullanılır.1-2 mm üzerinde çapa sahip kılcallara ince iğneler ile girilerek içine verilen sklerozan madde endotel hasarı oluşturarak damar lümeninin tıkanmasına sebebiyet verir. Ardından ölü damarların vücut tarafından emilerek yok edilmesi ile estetik bir görüntü sağlanır. Nadiren alerji, ilacın damar dışına kaçmasıyla zamanla geçecek renk değişiklikleri gözlenir. Sıklıkla da işlem sonrası geçici morluk ve şişlikler söz konusu olur. İğne giremeyecek kadar küçük çaplı damarlarda ise cilt üzerinden uygulanan lazer veya radyofrekans tedavisi yapılır. Lazer ile tedavide lazer ışınları tarafından damar hasarı verilirken radyofrekansta kullanılan enerji, yüksek frekanslı radyo dalgalarıdır. Lazer tedavisi sonrası termal yanık ve ciltte renk koyulaşmaları görülebildiğinden radyofrekans tedavisi daha üstündür, yüz ve bacaklardaki kılcal tedavisinde en uygun yöntemdir.

 


VARİS YARALARI VE TEDAVİSİ: Varis ülseri de denilen yaralar, ileri derecede venöz yetmezliği bulunan varis hastalarında özellikle ayak bileği iç kısmında oluşan cilt ve cilt altı doku kaybıdır. Venöz sistemdeki kapak yetmezliği ve genellikle eşlik eden bacak kas pompası bozukluğu neticesinde gelişen kronik venöz yetmezlik, venöz sistemde basınç artışına neden olur. Venöz yetmezliğin ilk belirtisi varis dediğimiz toplar damar genişlemeleri, ardından ödemdir. Ayak bileklerinde özellikle günün ilerleyen saatlerinde ve ayakta kalmakla artan ödem dediğimiz şişliğin sebebi toplardamarların kalbe taşıyamadığı kanın serum kısmının ekstravazasyon dediğimiz damar dışına sızmasıdır. Kapiller basınç artışı nedeniyle serumla beraber eritrosit sızması da gerçekleşir, ilerleyen dönemlerde dışarı sızan hemosiderin pigmenti etkisiyle cilt kahverengi-kırmızımsı bir renk alır ve ardından staz dermatiti denilen egzema benzeri cilt değişiklikleri gelişir. Tedavi edilmediği taktirde cilt kalınlaşarak lipodermatosklerozis denilen tablo ortaya çıkar. Venöz yetmezliğin son aşamasında ise özellikle iç malleol denilen bilek kemiği bölgesinde iyileşmeyen cilt yaraları (venöz ülserler) oluşur. Bu lezyonlarda dolaşım problemi olduğundan iyileşmeleri aylar, yıllar sürebilir. İyi yara bakımı yapılmazsa eklenen enfeksiyonlar tabloyu kötüleştirebilir. Tedavisinde hiperbarik oksijen veya PRP ( platelet rich plazma=trombositten zengin plazma) uygulanır ancak venöz yetmezliğe yönelik tedavi başlanması da sorunun ortadan kaldırılması ve tekrarlamaması için şarttır. PRP tedavisi kısa ve ağrısız olup yara tedavisinde hiperbarik oksijenden daha kısa sürede iyileşme sağlamaktadır. Hastanın kendi kanı santrifüje edilerek trombositten zengin plazma kısmı yara üzerine uygulanır. Trombositlerden kaynaklı büyüme faktörü sayesinde doku kaybı olan cilt ve ciltaltı hücrelerinin büyüme ve çoğalma hızları artar ve hızla yara iyileşmesi gerçekleşir.

 

VARİSLİ DAMAR ÇIKARILDIĞI VEYA İPTAL EDİLDİĞİNDE ZARARI OLUR MU?

Hastalarımdan çok duyduğum soruların başında, ameliyatla çıkarılıp atılan veya Laser, Radyofrekans, skleroterapi, yapıştırıcı gibi çeşitli tekniklerle tedavi edilerek yok edilen varisli damarın eksikliği problem yaratır mı? İleride koroner bypass gibi operasyonlara gerekirse ne olacak? sorusudur. Öncelikle varisli damar iş görmediği, işini yapmadığı için genişleyerek varis olmuştur. İnsan vücudundaki kılcal damar uzunluğu 40.000 km olup toplam damar uzunluğu 100.000 km ye yaklaşmaktadır. Bu uzunluk dünyanın çevresini ekvator bölgesinden 2.5 kez dolaşabilecek bir uzunluktur. Skleroterapi veya başka yöntemlerle 30-40 cm.lik bir kılcaldamar iptali bu toplam uzunluk karşısında çok çok önemsizdir. Kalan damarlar iptal olanların işlevini rahatlıkla üstlenirler. Büyük safen ven denilen koroner veya diğer damar ameliyatlarında greft olarak kullanılan ve sıklıkla varis gelişen bacak damarı ise bacak kirli kanının yaklaşık %10 kadarını kalbe taşımakta olup derin venler olan popliteal ve femoral venler sağlamsa normalde bacak kirli kanının %90 ını taşıyan derin venler, varisli damarın yapmadığı %10 luk işi de rahatlıkla üstlenecek kapasitededirler. Zaten görevini yapamayan bu damarların yokluğu ilerde hiçbir problem  çıkartmaz. Bu varisli damarlar sağlıklı yapıda olmayıp normalden geniş olduklarından kalp veya damar ameliyatlarında greft olarak kullanılamazlar, kullanılmaları durumunda erken dönemde tıkanmaları söz konusu olur. İhtiyaç halinde diğer bacak sağlıklı toplardamarları, kol atardamarları, göğüs içi atardamarları, mide atardamarı gibi pek çok alternatif mevcut olduğundan varis hastalarının bu konudaki endişeleri yersizdir.

VARİS AĞRISI NASIL GEÇER?

Tüm ağrılarda kullanılabilen ağrı kesiciler sebep ortadan kaldırılmaksızın kan dolaşımında etkin miktarda bulundukları sürece ağrıları dindirirler ancak etki süresi sonunda ağrı tekrar başlayacaktır bu nedenle kesin çözüm değillerdir ve sürekli kullanıldıkları takdirde yan etkileri ortaya çıkabilir. Mide, böbrek ve karaciğer gibi diğer organlara, su ve tuz tutlumunu arttırarak kalp ve dolaşım sistemine zarar verebilirler. Bu nedenle tüm hastalıklarda olduğu gibi ağrının kaynağını ortadan kaldırmak gerekir. Varis ağrısının sebebi damar içindeki yüksek kan basıncının damar lümenini gererek zorlamasıdır. Varis çorapları ve varis ilaçları bu basıncı azaltarak dolaşımı düzenlemek amacıyla kullanılırlar. Ancak etki mekanizmaları yönünden sorunu ortadan kaldırmadıklarından ağrı kesicilerden farkları yoktur. Aynı ağrı kesiciler gibi kullanıldıkları sürece ağrıyı dindirirler. Varis tedavisinde geçici bir süre, varisin ilerlemesini ve sebebiyet verdiği şikayetleri kaldırması nedeniyle hastaya vakit kazandıran yöntemlerdir. Ancak sorun ortadan kaldırılmış olmaz. Kullanmayı bıraktığımızda her şey eski haline döner. Ağrılar tekrar başlar. Sorunun sebebi olan yüksek venöz basınç ortadan kaldırılarak tedavi gerçek anlamda tedavi olup, önerilendir. Ameliyat ve ameliyatsız yöntemler olarak iki ana yöntem mevcut olup ameliyatsız yöntemler kendi içinde Lazer, Radyofrekans, Glue (yapıştırıcı) yöntemi, Köpük tedavisi yöntemi olarak ayrılırlar. 

VARİS’TE NE TİP ŞİKAYETLER OLUR ?

Bacaklarda ağırlık hissi; ileri derecede genişlemiş varislerde kanın bacaklarda aşırı birikmesi sonucu olur.
Bacakta bölgesel ağrılar; küçük toplardamarların gerilmesine bağlı olabilir, başka türdeki ağrılarda altta yatan başka nedenler mutlaka araştırılmalıdır( atardamar problemleri, romatizma, bel fıtığı v.s.).
Gece krampları; toplardamarlardaki kirli kanın birikmesine bağlı, bazı maddelerin salınımı ve kas dokusunda yeterli temiz kanlanamama nedeniyle olduğu belirtilmektedir.
Bacaklarda ödem; genelde hafif bir ödem ve şişlik olur. Gün boyu ayakta kalanlarda akşama doğru ortaya çıkar, bacaklar yukarı kaldırılınca kaybolur.
Bacaklarda yanma hissi, kaşıntı; alerji gibi bacaklarda kırmızı döküntüler, lekeler, kaşıntılı lezyonlar olabilir.
Varis kanaması; varisler hemen cilt altında olduğundan ve çok zayıf cidarlı olduklarından basit hareketlerde hatta uykuda kanama yapabilir.
İyileşmeyen yaralar; bir travma, darbe sonrası yada ileri toplardamar yetersizliğinde kendiliğinden açılan yaraların, varisli bacaklarda iyileşmesi çok zor olabilir ve özel bir tedavi gerektirir.
Psikolojik bozukluklar; varisin çirkin görünümü, devamlı varis çorabı giymek kişide psikolojik bozukluklara yol açabilir.

VARİSTEN KORUNMAK

Varis, hareketsiz yaşam tarzına sahip, bu şekilde uzun müddet ayakta duran ya da oturan kişilerde sık görüldüğü için mümkün olduğu kadar bu durumdan kaçınmak gerekir. Bacakların rahatlaması için ayaklar havaya kaldırılmalı ya da baldır kasları için bacakların oturarak da olsa hareket ettirilmeleri gerekir. Ayakların ve bacakların dinlenirken biraz yukarıda olması hem rahatlık sağlar hem de koruyucudur. Bunun için yatağın ayak tarafı yükseltilebilir.

Düzenli egzersiz, spor yapmak birçok hastalığı önlemede etkili olduğu gibi, varis oluşumunun da engellenmesi için oldukça etkilidir. Her gün bir saat yürümek çok faydalıdır. Bu şekilde kilo almanın da önüne geçilebilir. Unutmamak gerekir ki şişmanlık da varise neden olur.

Yüzme, soğuk su ile bacakların ovulması faydalıdır. Fakat sıcak su varisin oluşumunu ve ilerlemesini kolaylaştırır. Bu yüzden sıcak sulardan kaçınmak gerekir. Ayrıca çok dar giysiler zararlıdır zira kasların hareketini engelleyebilir. Yüksek topuklu ayakkabı seçimi de baldır kaslarının çalışmasını azaltacağı için varis oluşumunu artırabilir. Sigara ve alkolden kaçınmak gerekir.

VARİSİN NEDENLERİ 

Varis oluşumunun nedenlerinden kalıtsal faktörler çok önemlidir. Ailede varisin olması diğer bireylerde görülme ihtimalini oldukça arttırır. Öyle ki her üç varisli hastanın ikisinde ailesel geçiş görülür. Ayrıca hormonal farklılıklardan dolayı, hamilelikte ve doğum kontrol hapı kullanımı sırasında varis daha sık görülür, hamilelerde hormonal değişikliklerin yanı sıra bebeğin anne karnındaki büyüyen cesametinin ana toplardamara yaptığı bası kadınlarda daha sık görülmesinin sebepleri bunlardır. Ayrıca bazı ırklarda daha fazla görülmesi varisin kalıtsal rolünün göstermektedir. İşi gereği uzun süre ayakta kalan (öğretmenler gibi) ya da uzun süre oturanlarda ve  Kilolu insanlarda daha sık görülür. Varis gelişmiş toplumlarda daha sık görülür. Afrika ya da Asya'nın az gelişmiş toplumlarında daha az görünür.
 Gelişmiş ülkelerde daha sık görülme sebebinin yürüme gibi bacak hareketlerini azaltan, daha çok oturma veya ayakta kalmamıza yol açan yaşam tarzı olduğu düşünülüyor.  Yaş da bir risk faktörüdür, yaş ilerledikçe özellikle 40 yaşın üzerinde, toplardamarların ve kapakçıklarının zayıflamasına bağlı olarak daha sık varis görülür.

VARİS NEDİR: 

Varis, normal toplardamarların kapak yetersizliğine bağlı belirgin genişlemesi ve kıvrımlı bir şekil almasıdır. Yani varis damarı aslında eskiden normal olan bir toplardamardır. Hastalıkla belirgin büyür, şekil değiştirir ve artık normal görevini yerine getiremez;  insana zarar vermeye başlayabilir. Temiz kan (oksijenli kan) atardamarlar sayesinde vücudun çeşitli dokularına ve organlarına gönderilir. Burada oksijen atardamarlardan alınır ve kan tekrar toplardamarlar ( kirli kan taşırlar) ile tekrar kalbe gönderilir. Vücudumuzda ikinci bir kalp olarak düşünebileceğiniz ve her adım attığımızda devreye giren baldır kaslarının hareketi de, toplardamarlar içindeki kanı kalbe doğru iter. Kasların kasılmasıyla yukarı doğru itilen kanın tek yönde hareket ederek, kaslar gevşediğinde  yer çekimi etkisiyle geri dönmesini ise bu damarlar içinde bulunan kapakçıklar engeller. Kirli kanın kalbe doğru etkili bir şekilde hareket edememesi sonucu, toplardamarlar içinde kan birikmeye başlar. Basınç artması (venöz hipertansiyon) sonucu toplardamarlar genişler ve içindeki kapakçıkların fonksiyonlarını kaybetmesi sonucu;  genişlemiş, boyları uzayarak kıvrıntılı hal almış varisli damarlar oluşur. Basınç artışı daha küçük damarlarda da belirginleşmeye neden olur (saç teli kalınlığındaki kılcal damarlarda olduğu gibi). Varis hastalığı; boyutları, oluşturduğu yakınmalar ve yaygınlık derecesi ile geniş bir yelpazeye yayılır. Hastalık doğal haline bırakılır önlem alınmazsa, varisli damarlar bacağı örümcek ağı gibi sarar, zaman içinde ciltte renk değişimine, yaraların açılmasına neden olur.

Bursa Varis Tedavisi değişen bir profil kapak fotoğrafı
Profil Doluluğu
Giriş yapmamıs kullanıcılar 'Profil Mükemmeliğini Gör' eylemini kullanamazlar.
Bilgi
Kuruluş Adı:
Bursa Varis Tedavisi
Telefon Numaraları:
0(532)1522675 / 0(224)2471006 / 0(224)2491006
Sokak ve bina adresi:
sokak
Mahalle:
mahalle
Kurum / Kuruluşun Bulunduğu Kent:
Bursa
Tanım:

AMELİYATSIZ VARİS TEDAVİSİ

Kurum Tipi:
Özel Muayenehane-Klinik
Fotoğraflarım

Close