·   · 4 Makale / Blog
  •  · 0 arkadaş

VIN (VULVAR İNTRAEPİTELYAL NEOPLAZİ): VULVA KANSERİNİN AYAK SESLERİ

VIN NEDİR KİMLERDE GÖRÜLÜR?

Vulvar intraepitelyal neoplazi (VIN), vulvanın premalign yani kanseröncüsü, habercisi  dediğimiz lezyonlardır. Son yıllarda özellikle kadınlarda 40’lı yaşlarda giderek artan bir sıklıkta görülmektedir. Klasik vulvar intraepitelyal neoplazi sınıflaması VIN 1-2-3 şeklinde 3 dereceli bir sınıflamadır. VIN1,  HPV virusu ile gelişir ve genellikle sağlıklı vucut tarafından iyileştirilir. Bu nedenle sınıflamaya yüksek riskli olan VIN 2 ve 3 alınır. Bunlar Olağan tip-VIN  ve Farklılaşmış-VIN . O-VIN, kanserojenik HPV ile siğil benzeri enfeksyonların geçirilmesi, sigara kullanımı, vucut savunma sisteminde zayıflamasına, yetmezliğe sebep olan hastalık, kötü yaşam koşulları, kötü beslenme gibi risk faktörleri ile ilişkilidir. F-VIN ise, özellikle liken skleroz gibi cinsel organ bölgesindeki deri hastalıklarla ilişkilidir. O-VIN tip özellikle 30-40 yaş arası genç hastalarda görülür iken F -VIN daha çok 50 yaş üzeri kadınlarda görülür. 

 VIN TANISI NASIL KONULUR?

Vulvar neoplaziler için standart bir tarama testi ne yazık ki henüz mevcut değildir. Günümüzde tanı ancak görsel değerlendirme ile sınırlıdır. Bu nedenle dış cindel organ derisinde  görülen anormal görünümlü kabarıklık veya renk değişimi  dikkatle değerlendirilmeli gerekli görülüyorsa mutlaka biyopsi alınmalı, patolojik inceleme yapılmalıdır. Ayrıca vulvanın bazı lezyonlarında %3-5’lik asetik asit uygulanması ve ardından kolposkopi cihazıyla değerlendirilmesi de daha detaylı incelenmesinde yararlı olabilmektedir. 

VIN GELİŞİMİ ÖNLENEBİLİR Mİ?

VIN ile HPV arasında ilişki olduğu yapılan pek çok çalışmada gösterilmiştir. Bu nedenle HPV 6, 11, 16 ve 18 tiplerine etkili olan HPV aşısı ileO-VIN gelişimi riskinin azaltılabileceği bildirilmiştir. Ayrıca sigara kullanımının da yüksek oranda özellikle gençlerde gördüğümüz olağan tip O-VIN ile ilişkili olduğu gösterildiği için risk grupları sigarayı bırakmalı, sağlıklı beslenmelidir. İleri yaşta gördüğümüz D-VIN ile deri hastalıkları  arasındaki ilişki nedeniyle uzun süreli kaşıntılı genital cilt hastalıklarının tedavi edilmesi ile de VIN ve kanser riskinde azalma sağlanabilir

VIN TEDAVİ SEÇENEĞİ NELERDİR?

VIN tanısı alan tüm hastalari mutlaka tedavİ edilmelidir. Tedavi yaklaşımları medikal, lazer ablasyon ya da cerrahi olabilir

A-Medikal Tedavi: Topikal imiquimod tedavisinin VIN tanılı hastalarda %5 oranında etkilidir. Yapılan çeşitli çalışmalarda lezyon bölgesine 12-20 hafta boyunca haftada 3 kez topikal uygulama önerilmektedir Bazı çalışmalarda topikal 5-fl orourasil, interferon gama, bleomisin ve Sidofovir kremlerinin etkili olabileceği gösterilmişse de yan etkileri nedeniyle bu ilaçların kullanımından vazgeçilmiştir. Topikal ilaç tedavilerinden başka fotodinamik tedavi yaklaşımı da mevcuttur. Uyarıcı olarak lazer eşliğinde yukarıdaki ilaçların birlikte kullanılımı ile etkinlikleri arttırılmaya çalışılır. Ancak bu tedavi için özel ekipmanlar ve kullanımı için eğitim gerekmektedir.

B-Cerrahi Tedavi: VIN için primer tedavi cerrahidir. Basit vulvektomi sonrası 5 yıllık sağkalım oranı % 100 olarak saptanmıştır.Cerrahi tedavide amaç vulvanın anatomik ve işlevsel bütünlüğünü mümkün olduğunca koruyarak tüm VIN saptanan lezyon ya da lezyonları çıkarmaktır. Yapılacak cerrahinin şekli lezyonların yaygınlığına ve cerrahın deneyimine bağlı olarak değişmektedir. Klinik ve patolojik bulguları invaziv kanseri düşündüren olgularda öncelikle geniş lokal eksizyon seçilebilir. Vulvar derinin tümüyle çıkarıldığı ‘skinning’ vulvektomi özellikle birden fazla lezyonu olanlarda ve immun yetmezlikli hastalarda yararlı olabilir. Cerrahi tedaviler sonrası hastaların %4 kadarında yineleme ve invaziv kanser geliştiği saptanmıştır En fazla yinelemenin görüldüğü yerler ise perianal bölge, presakral alan ve klitoristir.

C-Lazer Ablasyon: İnvaziv kanser düşünülmeyen olgularda lazer ile ablasyon tedavisi yararlı olabilmektedir ancak rekürrens riski cerrahi tedaviye göre daha yüksektir. Lazer ablasyon tedavisi ile tek veya çok sayıda lezyon tedavi edilebilmektedir. 

Sonuç olarak, VIN için herhangi bir tarama testi bulunmamaktadır. Tanı görsel değerlendirme ile sınırlı olduğu için saptanan tüm pigmente, şüpheli lezyonlardan biyopsi alınmalı ve patalojik inceleme yapılmalıdır. risk grubunda olan kadınlarda  HPV aşısının yapılması önerilir, VIN tanısı alan tüm hastalar tedavi edilmelidir. Kanser şüphesi varsa geniş lokal eksizyon yapılması, kanser şüphesi yoksa medikal tedavi veya lazer ablasyon denenebileceği belirtilmiştir  Ayrıca, VIN tanısı alan tüm hastalar için rekürrens ve vulvar karsinom gelişme olasılığı daima akılda tutulmalı ve 6-12 aylık aralıklarla mutlaka izlenmelidir

Yukarıdaki metin sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve yazarın aktardığı görüşleri içermektedir, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Harita
Kuruluş Adı:
TÜRKİYE HASTANESİ
Doktor Adı:
Op.Dr. MEHTAP KARAASLAN
Kurum İlgi Alanı:

Deri ve Zührevi Hastalıkları Uzmanı

Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı

Genital Dermatolojik Hastalıklar 

Telefon Numaraları:
0212 314 1212
Email:
Web Sitesi:
Facebook Sayfası:
Instagram sayfası:
Sokak ve bina adresi:
Darülaceze caddesi no 14/1
Mahalle:
Merkez mah / Şişli
Kent:
İstanbul
Bilgi
Kategori:
Oluşturuldu:
Güncellenmiş:
TÜRKİYE HASTANESİ den Tıbbi Bilgiler

Hekim.Net

Close