·   · 107 Makale / Blog
  •  · 0 arkadaş

Kedi Sahipliği ile Psikoz bağlantısı

Yeni araştırmalara göre, çocukken bir sokak kediye sahip olanların, yetişkinlikte artan riskli psikotik deneyimler ile ilişkilidir - ancak bu durum yalnızca erkeklerde ortaya çıkmakta.
Araştırmacılar, sokak kedileri olan erkek çocukların, kedisi olmayan veya evcil kedisi olan akranlarına kıyasla yetişkinlikte küçük ama önemli ölçüde psikotik deneyim riski taşıdığını buldular.

Olası nedenin kedinin kendisi değil, kemirgenler tarafından taşınan ve bazen kedi dışkısında bulunan ve yaygın bir parazit olan Toxoplasma gondii (T. gondii)'nin etkisi olduğu düşünülmekte.
Farklı çalışmalar da, T gondii'ye maruz kalmanın şizofreni ve diğer psikotik bozukluklar için bir risk faktörü olabileceğini gösteren artan kanıtlara katkıda bulunuyor.

McGill Üniversitesi'nde psikiyatri asistanı olan baş yazar Vincent Paquin, Medscape Medical News'e verdiği demeçte, "Bunlar küçük kanıtlar ancak risk faktörlerinin kombinasyonlarının olabileceğini varsaymak ilginçtir" ifadesi kullandı ve ek olarak "Bireysel düzeyde riskin büyüklüğü küçük olsa bile, kediler ve Toxoplasma gondii toplumumuzda o kadar ki, tüm bu küçük potansiyel etkileri toplarsak, o zaman potansiyel bir halk sağlığı sorunu haline gelir. "

Çalışma 30 Ocak'ta Psikiyatrik Araştırmalar Dergisi'nde çevrimiçi olarak yayınlandı

image_transcoder.php?o=bx_froala_image&h=2758&dpx=2&t=1649701938


Tutarsız Kanıtlar

T gondii insan nüfusunun yaklaşık %30'unu enfekte eder ve genellikle kediler tarafından bulaşır. Enfeksiyonların çoğu asemptomatiktir, ancak T. gondii insanlarda artan şizofreni riski, intihar girişimleri ve daha yakın zamanda hafif bilişsel bozulma ile bağlantılı olan toksoplazmoz'a neden olabilir. Bazı araştırmalar kedi sahibi olma ile artan akıl hastalığı riski arasında bir ilişki olduğunu gösterse de, araştırma bulguları tutarsız.

Paquin ise "Kedi sahipliği ve psikoz arasındaki ilişkili kanıtlar tutarsızdı, bu nedenle yaklaşımımız belirli faktörlerin veya faktör kombinasyonlarının bu karışık kanıtları açıklayıp açıklayamayacağını araştırmaktı." dedi.


Araştırma için, 18-40 yaşları arasındaki 2206 kişi, Psişik Deneyimlerin Topluluk Değerlendirmesi'ni (CAPE-42) doldurdular ve doğum ile 13 yaş arasındaki herhangi bir zamanda kedi sahipliği ve kedilerin yalnızca içeride yaşayıp yaşamadığını. ya da dışarı çıkmalarına izin verilmeleri hakkında bilgi toplamak için da bir anket yapıldı. Katılımcılara ayrıca doğum ile 15 yaş arasındaki taşınma sayısı, doğum tarihi ve yeri, yaşam boyu kafa travması öyküsü ve tütün içme öyküsü hakkında sorular da soruldu.

Erkek katılımcılarda kemirgen avlayan kedi sahiplerinin, kedisi olmayan veya avlamayan bir kediye sahip olanlara kıyasla daha yüksek psikoz riski ile ilişkilendirildi. Araştırmacılar kemirgen avlayan kedi sahiplerinin kafa travması ve konut taşınması faktörleri de eklediğinde, hem erkeklerde hem de kadınlarda psikoz riski arttı görülmüştür.

Kedi sahipliğinden bağımsız olarak genç yaş, çocukken üç kereden fazla taşınma, kafa travması öyküsü ve sigara içiciliği - yüksek psikoz riski ile ilişkili olduğu ortaya konulmuştur. 


Araştırma, kemirgen avlayan kedi sahipleri arasında görülen psikoz riskindeki cinsiyet farklılıklarını açıklamak için potansiyel biyolojik mekanizmaları araştırmak için tasarlanmamıştır, ancak "hayvan modeli literatürüne dayanan olası bir açıklama, parazitlere maruz kalmanın nörobiyolojik etkilerinin erkeklerde daha fazla olabileceğidir." McGill'de psikiyatri profesörü olan kıdemli yazar Suzanne King, Medscape Medical News'e verdiği ifadeyle.

Yeni araştırma, King tarafından yönetilen ve şizofreni için çevresel ve genetik risk faktörlerini inceleyen EnviroGen adlı daha büyük, uzun vadeli bir projenin parçası.


 Karşıt görüş ihtiyacı

Kedi sahipliği ile T gondii enfeksiyonu ve şizofreni arasında bir bağlantı belirleyen ilk araştırmacılar arasında yer alan E. Fuller Torrey MD, çalışmanın "kedi çalışmalarına ilginç bir katkı" olduğunu söyledi.


Torrey, konuyla ilgili yayınlanmış yaklaşık 10 çalışmanın yarısının kedi sahipliği ile yaşamın sonraki dönemlerindeki psikoz arasında bir bağlantı olduğunu öne sürdüğünü söyledi. "Kanada araştırması ilginçtir, çünkü sürekli olarak kapalı ortamda bulunan kedilerle kalanların, dışarı çıkmasına izin verilen kedilerden ayıran ilk çalışmadır ve sonuçlar yalnızca açık havada bulunabilen kedileri için olumludur" diye ekledi.

Torrey, retrospektif tasarımı ve yetişkinlikteki psikotik deneyimleri değerlendirmek için bir öz bildirim anketinin kullanılmasının da dahil olmak üzere, çalışmanın sınırlamaları olduğunu ekledi. Ayrıca bulgular hakkında yorum yapan, University College London, İngiltere'de psikiyatrik ve sosyal epidemiyoloji profesörü olan PhD, James Kirkbride de aynı sınırlamalara dikkat çekti.


Kirkbride, 1991 veya 1992 doğumlu ve 18 yaşına kadar takip edilen yaklaşık 5000 kişiyi içeren kedi sahipliği ile ciddi akıl hastalığı arasında hiçbir bağlantı olmadığını gösteren 2017 tarihli bir araştırmanın baş yazarıdır. Bu araştırmada hamilelikte veya 4-10 yaşında bir kedi sahipliğinin psikoz ile ilişkisi bulunmamıştır.

Kirkbride, "Araştırmacılar, kedi sahipliğinin zihinsel sağlığı etkileyebileceği fikrine uzun zamandır kapılmış haldeler. Bu makale onların "kendi kuyruklarını" kovalamalarına neden olabilir." ifadesini kullandı.

"Herhangi bir ilişkinin kanıtı, bunun neden böyle olabileceğine dair güçlü bir teorik temel olmaksızın belirli alt gruplarla sınırlıdır. Anketin geriye dönük ve kesitsel doğası, sonuçların farklı hatırlama yanlılığından ve ayrıca daha geniş şans ve gözlemlenmemiş kafa karıştırıcı sorunlardan etkilenme olasılığını da artırıyor." diye ekledi.

image_transcoder.php?o=bx_froala_image&h=2759&dpx=2&t=1649701967


Araştırma, S.K., R.J. ve N.S. Fonds de recherche en sante du Quebec'ten (Quebec Sağlık Araştırma Fonu, FRQS) ile finanse edilmiştir. Çalışma yazarları ve Kirkbride, ilgili finansal ilişkileri açıklamadı.


KAYNAK https://www.medscape.com/viewarticle/969852?reg=1#vp_1 

10 0 0 0 0 0
  • 325

Yukarıdaki metin sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve yazarın aktardığı görüşleri içermektedir, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Hekim.Net® hekimler, diş hekimleri, veteriner hekimler ve bu mesleklerin öğrencilerine özel tam işlevli ve ücretsiz bir sosyal medya ve bilgi paylaşım portalıdır. Meslektaşlarımızdan biriyseniz bu linke tıklayarak  kayıt sayfamıza ulaşabilirsiniz.

Hekim.Net

Close