·   · 327 Makale / Blog
  •  · 0 arkadaş

Kalsiyum Takviyelerinin Aort Stenozundaki Olumsuz Sonuçlarıyla İlgisi

Yeni bir çalışma bulgusu, oral kalsiyum takviyesinin, hafif ila orta derecede aort darlığı olan yaşlı hastalarda daha düşük sağkalım ve aort kapak replasmana daha fazla ihtiyaç olması ile ilişkilendirildi.

Araştırmacılar, "Bulgularımız, bu popülasyondaki ek kalsiyumun kardiyovasküler sisteme herhangi bir  fayda sağlamadığını ve bunun yerine, artan kanıtlar ve özellikle gereksiz takviye ile kardiyovasküler sisteme zarara bağlı endişeler ışığında bu ilişkilerin dikkatlice düşünülmesi gerektiğini göstermektedir."


Çalışma, 25 Nisan'da Heart'ta çevrimiçi yayınlandı.


Nicholas Kassis, MD, Cleveland Clinic Foundation liderliğindeki araştırmacılar, aort darlığının gelişmiş dünyada yetişkin kapak hastalığının en yaygın olduğunu açıklıyor. Yaşla birlikte artan prevalansı 65 yaş üzerinde %2, 85 yaş üzerinde %4'tür.

Durum, kapakçık hareketsizliğine ve çıkış obstrüksiyonuna neden olan şiddetli kalsifikasyon ile kendini gösterir; bu, ortalama 8 yıllık bir süre boyunca meydana gelen ve semptomları geliştikten sonra tedavi edilmezse önemli ölçüde artan mortaliteye yol açan bir süreçtir. Kanıtlanmış bir farmakolojik tedavi olmaksızın, aort kapak replasmanı tek tedavi yöntemidir.

Araştırmacılar, çoğunlukla yaşlılara özgü bir hastalığı olmasına rağmen, aort darlığı için yüksek kolesterol seviyeleri, sigara içme ve serum iyonize kalsiyum, paratiroid hormonu ve D3 vitamini artışı dahil olmak üzere birden fazla değişebilen risk faktörünün de tanımlandığına dikkat çekiyor.

Kadınlarda son yıllarda kalsiyum ve D vitamini kullanımının, özellikle osteoporoza duyarlı menopoz sonrası arttığını, ancak kapak etkileri hakkında sınırlı veri olduğunu belirtiyorlar.


Mevcut çalışma, 2008 ile 2016 yılları arasında Cleveland Clinic Ekokardiyografi Veritabanından seçilen ve ortalama 69 ay boyunca takip edilen hafif ila orta derecede doğal aort darlığı olan 2657 hastayı (ortalama yaş, 74 yıl; %42 kadın) içermekte.

Bu hastaların %49'u herhangi bir kalsiyum veya D vitamini takviyesi almamış, %12'si sadece D vitamini ve 1033'ü (%39) D vitamini olsun ya da olmasın kalsiyum takviyesi almıştır.

Sonuçlar, D vitamini takviyesini alan ya da almayan fakat kalsiyum alan hastalarda kardiyovasküler mortalitenin mutlak riskinin 1000 kişi-yılda 13.7 olduğunu gösterdi; Kıyas edilirse, sadece D vitamini alan kişilerde 1000 kişi-yılda 9,6 ve hiç takviye almayanlarda 1000 kişi-yılda 5,8'dir.


Kalsiyum takviyesi ile tüm nedenlere bağlı ölüm de önemli ölçüde daha yüksekti. Kalsiyum alan hastaların neredeyse yarısında aort kapak replasmanı yapıldı, bu oran herhangi bir takviye almayanların sadece %11'iydi. Kalsiyum takviyesi alan ve aort kapak replasmanı yapılmayan hastalarda tüm nedenlere bağlı ve kardiyovasküler mortalite riskleri daha yüksekti.


Osteoporoz durumuna göre sınıflandırma yapıldığında, gruplar arasında sağkalım ve aort kapak replasmanı oranlarındaki farklılıklar oluşmaya devam etmiştir.

"Multivariable-adjusted Cox" regresyon analizlerinde, D vitamini içeren veya içermeyen, ancak tek başına D vitamini olmayan kalsiyum, daha yüksek tüm nedenlere bağlı ölüm oranı (HR, 1.38; P = .009) ve kardiyovasküler ölüm oranı (HR, 2.0; P = .001) ile bağlantılıydı.


Araştırmacılar; "Geniş numune büyüklüğü ve genişletilmiş takip süresi ile güçlendirilen çalışmamız, kalsiyum takviyesinin kardiyovasküler sisteme fayda sağlamadığını ve bunun yerine özellikle aort kapak replasmanı geçirmeyenlerde yüksek bir aort kapak replasmanı ve mortalite riskini yansıtabileceğini düşündürmektedir."


Eşlik eden bir başyazı, Viyana Tıp Üniversitesi, Tıp ve Kardiyoloji Profesörü Jutta Bergler-Klein de, kalsifikasyonun aort kapak sertliği ve tıkanıklığı yayan kısır döngü oluşturan kardinal süreç olduğunu belirtiyor.

Düzensiz fosfat kalsiyum metabolizması, bozulmuş böbrek fonksiyonu ile tetiklendiği gibi aort kapakçık sklerozunun ve kalsifiye aort stenozunun gelişiminde ya da primer veya sekonder hiperparatiroidizmde önemli bir belirleyicidir.

"Kapakçık kalsifikasyonu için duyarlı risk faktörlerinin tanımlanması, tamamen mekanik cerrahi aort kapak replasman yaklaşımı yerine hedefli ilaç veya diyet değişiklikleri gibi noninvaziv ölçümlerle saptanabilmeleri oldukça arzu edilir" diye ekliyor Bergler-Klein. 

Bergler-Klein, osteoporozun ve düşük kemik mineral yoğunluğunun aort stenozunun (AS) daha hızlı ilerlemesi ile ilişkili olduğuna dikkat çekiyor, ancak bu çalışmada kalsiyum takviyesi ile mortalite artışı araştırmanın başlangıcındaki osteoporoz durumundan bağımsızdı. 

Yapay tamamlayıcı kalsiyum alımının güvenliğinin "bireysel ve dikkatli bir görüşte" dikkate alınması gerektiğini ve osteoporozun önlenmesi ve tedavisi göz önüne alındığında altta yatan kardiyovasküler hastalık ve risk faktörlerinin değerlendirilmesinin ilgiye alınması gerektiğini söylüyor. Kardiyovasküler kalsifikasyonların görselleştirilmesi, sadece D vitamini veya ek kalsiyum verileceğine karar verirken osteoporoz görüntüleme yöntemlerine dahil edilmelidir.


"Kalsifik AS ve yüksek riskli CV (Kardiyo Vasküler) hastalarında, bu çalışma zorunlu olmasa bile uzun vadeli sürekli kalsiyum takviyesinin önlenmesi gerektiğine dair kanıtları güçlü bir şekilde sunmakta."


Bu çalışma Cleveland Clinic Heart, Vasküler ve Torasik Enstitüsü'ne sınırsız hayırsever destek ile desteklenmiştir. Yazarlar ilgili finansal ilişkileri açıklamamışlardır.

Tüm metin

KAYNAK 

11 0 0 0 0 0
  • 592
  • +

Yukarıdaki metin sadece bilgilendirme amacıyla hazırlanmıştır ve yazarın aktardığı görüşleri içermektedir, tanı ve tedavi için mutlaka doktorunuza başvurunuz.

Hekim.Net® hekimler, diş hekimleri, veteriner hekimler ve bu mesleklerin öğrencilerine özel tam işlevli ve ücretsiz bir sosyal medya ve bilgi paylaşım portalıdır. Meslektaşlarımızdan biriyseniz bu linke tıklayarak  kayıt sayfamıza ulaşabilirsiniz.

Hekim.Net

Close